2 Nisan 2020
  • 23:37 İSTANBUL EVDEN EVE NAKLİYAT
  • 12:49 Ziraat Bankası Kredi Borcu Koronavirüs Ertelemesi
  • 20:30 Online İşlem Konforundan Faydalanın
  • 23:48 ‘MİT mensubu şehidin cenaze töreninde görüntüler gizli çekildi’
  • 23:48 Uluslararası Hukukçular Birliğinden AB’ye sığınmacıların haklarını ihlal tepkisi

Istanbul

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Murtaza Karanfil, AA muhabirine iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere dair yaptığı açıklamada, Libya‘ya ihracatın 2012’de 2 milyar doları aşarak zirveyi gördüğünü, daha sonra bu ülkede yaşanan sıkıntılar nedeniyle rakamın gerilediğini söyledi.

İhracatın 2017 yılıyla birlikte tekrar artışa geçtiğini ve 2019’da önceki seneye göre yüzde 29’luk artışla 1,9 milyar seviyesine ulaştığını dile getiren Karanfil, “İki ülke arasında imzalanan anlaşmalar ve dostane ilişkiler sayesinde 2020’yi çok daha umut verici bir sene olarak görüyoruz. Bu sene Libya’ya ihracatın yüzde 50’lik artışla 3 milyar dolara yaklaşmasını bekliyoruz.” diye konuştu.

Karanfil, 41 yılın ardından yeniden yapılanma sürecine giren Libya’nın Türkiye’ye 3 günlük deniz mesafesinde bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:.

“Bugün inşa sürecinde olan Libya’ya mücevherci eşyası, mobilya, tavuk eti, halı, demir çelikten yarı mamul, hijyenik havlu, bebek bezi, bitkisel sabit yağ, plastik profil, plastik ambalaj malzemeleri, ilaç, hazır giyim, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret gibi çok çeşitli ürün grupları satıyoruz. Libya’da bütün sektörler için önemli fırsatlar bulunuyor. Müteahhitlik tarafında da aynı durum söz konusu. Yeniden yapılanma sürecinde konutlar, kamu binaları, yollar yeniden yapılacak.” 

“Müteahhitlik sektöründe çok daha iyi noktalara gelebiliriz”

Karanfil, Türk müteahhitlerin ilk yurt dışı projelerini üstlendiği ve en çok iş yaptığı Libya’da yaşanan sıkıntılar nedeniyle 19 milyar dolar tutarında projelerinin yarım kaldığını ifade ederek, halihazırda hak ediş, teminat, makine-ekipman ve diğer zararlar gibi nedenlerle toplamda 4 milyar dolarlık alacaklarının bulunduğunu anlattı.

Bu alacakların çözüme kavuşturulması, müteahhitlikte yeni projelerin üstlenilmesi ve yol haritasının belirlenmesi için DEİK Türkiye-Libya İş Konseyi öncülüğünde iki ülkeden bakanlık düzeyinde katılımla toplantılar gerçekleştirildiğini dile getiren Karanfil, “İki ülke arasında imzalanacak bir mutabakatla önümüzdeki süreçte müteahhitlik tarafındaki ticari sorunlarda çözüm noktasında ciddi bir yol kat edilmesini bekliyoruz. Mutabakatın kısa sürede imzalanmasını umuyoruz. Eski alacak-verecek konuları çözüme kavuşur kavuşmaz Libya ile kaldığımız yerden işleri devralıp çok daha iyi noktalara taşıyacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Karanfil, Libya’da başta müteahhitlik olmak üzere tüm sektörlerde 120 milyar dolarlık yatırım hacminin bulunduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“Türk yatırımcılarımızın bunu değerlendirmesini çok istiyoruz. Libya’dan da bu yönde çağrı var. Geçmişte olduğu gibi müteahhitlik sektöründe ciddi projeler üstlenebiliriz. İki ülke arasında oluşacak bir konsorsiyum ile Libya’da TOKİ ve KİPTAŞ benzeri birimler kurulup Libya’nın konut ihtiyacı karşılayabiliriz. Bu konuda üzerimize düşen her türlü göreve hazırız. Bu konuda öncelik gösterebiliriz. Bu konunun son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü devlet ya da özel sektör müteahhitlik faaliyetlerinin Türkiye’nin Libya’ya olan ihracatına çarpan etkisi çok fazla olacaktır. İnşaat demek, demir, çimento, dekorasyon, mobilya, halı elektrik malzemesi demek. Yüzlerce alt sektörü etkiliyor. Libya’ya yaptığımız ihracatta tüm bu sektörlerde önemli artış sağlanacaktır.”

Libyalı iş adamlarının Türkiye’den yatırımcı istedikleri alanlar

Murtaza Karanfil, Libyalı iş adamlarının Türk yatırımcıları Libya’nın yatırım cazibesinin göstermek ve iş hacmini üst seviyelere taşımak için ülkelerine davet ettiğini belirterek, Libya Musrata Free Zone Bölge İdaresi ile Musrata Ticaret Odası’ndan önemli bir davet aldıklarını söyledi.

Davette ilk etapta ağırlanmak istenilen sektörlerin de açıkça belirtildiğini dile getiren Karanfil, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Alüminyum enstitüsü, çay dolumu ve ambalaj, ev aletleri montajı, gıda enstitüsü, giyim ve ayakkabı, ilaç, jeneratör montajı, lastik geri dönüşümü, liman işletmeciliği, metal ürünler, mobilya enstitüsü, monitör ve bilgisayar montajı, otomatik yağ arıtma, pirinç ambalaj ve paketleme, tıbbi serum alanında faaliyet gösteren markaların yanı sıra gıda tarafında üretim yapan yapılara da yoğun bir talep bulunuyor. Süt ve süt üreticileri, şeker üreticileri, un üreticileri, yemeklik yağ üreticileri, bisküvi üreticileri, makarna üreticileri, domates üreticileri, meyve suyu ve içecek üreticileri gıda tarafında öncelik gösterilen alanları oluşturuyor. Libya’nın jeopolitik konumu göz önüne alındığında yine aynı şekilde Afrika ile imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının avantajları da değerlendirildiğinde ortada çok açık ve net bir gerçek duruyor.”

Karanfil, Libya’nın konumu, Afrika ülkeleri ile imzaladığı ekonomik anlaşmalar sayesinde Türkiye’nin Afrika’ya açılan kapısı olabileceğini söyledi.

“Libya’ya her şeyi ihraç edebiliriz”

Murtaza Karanfil, Libya’nın gelişmiş sanayi ve üretim tesislerine sahip olmadığı için hemen hemen bütün temel ihtiyaçlarını dışarıdan karşıladığını belirterek, bu ülkeye her şeyi ihraç edebileceklerini anlattı.

Türkiye’nin başta mobilya, kağıt ve orman ürünleri olmak üzere, çelik, halı, kimyevi maddeler ve mamulleri, mücevher, hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar gibi akla gelebilecek tüm kalemlerde ihracat yaptığını aktaran Karanfil, şu ifadeleri kullandı:

“Buna ilaveten Libya Türkiye’ye üç günlük deniz, iki saatlik de hava yolu mesafesinde. Dolayısıyla Libya’dan ithalat yapan firmalar için Türkiye, jeopolitik konumundan dolayı çok cazip bir konumda. Libya ile geçmişten gelen akrabalık bağlarımız devam etmekte. Libya’da Köroğlu kabilesi başta olmak üzere Kaplan Ailesi, Çakmak Ailesi ve Sakızlı Ailesi gibi köklü Türk aileler bulunuyor. Tahminlerimize göre 6 milyonluk Libya nüfusu içinde 1-1,5 milyonluk kesimin kökleri Türkiye’ye dayanıyor. Bugün Libya’da sokakta karşılaştığınız her 10 Libyalı’dan 8’inin üzerinde Türk tekstil ürünlerini görüyorsunuz. Evlerde Türk mobilyasının ağırlığı söz konusu. Din ve tarihi bağlar, jeopolitik durum göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin Libya ile iş yapmaması için hiçbir neden yok.” 

“Çin’den koronavirüs nedeniyle doğacak boşluğu doldurabiliriz” 

Karanfil, Çin’de ortaya çıkan koronavirüse de değinerek, “Libya ithalatında Çin’in payı yüzde 13 civarında. Çin’in hem Libya hem de Afrika ülkelerindeki payını, jeopolitik konumumuzun avantajlarını kullanarak ve süreç yönetimini doğru bir şekilde yaparak pekala lehimize çevirebiliriz.” dedi.

Bu konuda imalatçıların ve üreticilerin imalat esnasında hammadde sıkıntısı çekmemesi için tüm tedbirlerin alınması çağrısında bulunan Karanfil, bu sayede hızlı ihracat artışı yakalayabileceklerini sözlerine ekledi.

Halk Gazetesi

RELATED ARTICLES