6 Aralık 2019
  • 14:16 “Barış Manço anısına single ve klip”
  • 01:21 Meme Büyütme – İmplant ve Doğru Seçilmesi
  • 16:52 Jokerbet
  • 19:37 En Popüler Animeleri İnternetten İzleyin
  • 14:20 Sırt Ağrılarım Fazlalaştı Meme Küçültme Operasyonu Yapılırsa Geçer mi?

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 52 baronun boykot ettiği Saray’daki adli yıl açılış töreninde konuştu.Saray’ı boykot eden baroları hedef alan Erdoğan, “Birtakım barolar adli yıl açılışını sırf mekanından dolayı provoke ediyor. Bu mekan şahsıma ait değildir” dedi. Erdoğan açıklamasının devamında baroları tehdit ederek, “İlk çözmemiz gereken meselelerden biri, tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin, temsili demokrasiye uygun hale getirilmesidir” dedi. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:”Görevimiz gereği üstlendiğimiz sorumlulukların yanı sıra ferdi hayatımızda maruz kaldığımız çok sayıdaki hadise sebebiyle de bu kavram üzerinde sık sık durmak zorunda kaldık. Bugün de yeni adli yılın açılışı vesilesiyle adalet kavramına ilişkin görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. İnsanın diğer canlılardan ayrılması adaletin de esasını oluşturur. Zulüm ve adaletsizlik eş anlamlıdır. İnsan adalet yerine zulüm yolunu seçiyorsa bunu kendi iradesiyle yapıyordur.”DÜNYA SİSTEMİ HAYAT TARZINI HER ŞEYİN ÜZERİNDE TUTAN BİR KESİMİN CENDERESİ ALTINDA”Sıkça ifade edildiği gibi kanun başkadır, hukuk başkadır adalet başkadır. Biz kendimiz ve tüm insanlık için daima adaletin peşinde koşmalıyız. Çünkü bugün yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde inleyen insanların feryatları arşı inletiyor. Dünya sistemi hayat tarzını korumayı her şeyin üzerinde tutan bir kesimin cenderesi altındadır. Kendi düzenleri için dünyanın kalanının göz yaşına ve ateşe boğmaktan çekinmeyen bir anlayış bulunuyor. Bu zalimliklerin demokrasi, insan hakları, terörle mücadele, hukuk, adalet adına yapılıyor olması zulmün ağırlığını daha da artırıyor.Adaletin tecellisi için fedakarca çalışan yargı mensuplarımıza milletim adına teşekkür ediyorum. Biz kendimiz ve tüm insanlık için adalet peşinde koşmalıyız. Karşımızda kendi konforu için dünyanın kalanını gözyaşına ve ateşe boğmaktan çekinmeyen bir anlayış var. Tarihin hiçbir döneminde zalimler eksik olmamıştır ama aynı şekilde zulüm de payidar olamamıştır. Günümüzün zalimlerinin de yol açtığı adaletsizlikler elbet bir gün sona erecektir. Bize düşen işte o güne kadar adalet mücadelesini sürdürmek, mazlumların yanında yer almaktır.Cumhurbaşkanına kuvvetler yarılığı konusunda yöneltilen ithamların çoğu temelsizdir. Ülkemizdeki demokratik düzende Cumhurbaşkanı’na açılan alan üstünlük bağlamında değil tüm kurumların ahenk içinde çalışmasını gözetme noktasındadır. Yargı üzerinden milletten ve hukuktan aldığı yetkiyle görevini yapan yürütme erki ile onun temsilcisi olan Cumhurbaşkanına saldırmak aslında doğrudan siyasal alanı hedef almaktır. Kuvvetler ayrımındaki yerinin ötesinde tamamen ideolojik ve bağnaz bir tahayyülle yargı bağımsızlığı sözünü gündemde tutanlar en çok demokrasiye, cumhuriyete zarar veriyor.”BU MEKAN ŞAHSIMA AİT DEĞİL”Bilindiği gibi son Anayasa değişikliği ile yargı bağımsızlığı kavramı yargının tarafsızlığı ilkesiyle tahkim edilmiştir. Buna rağmen demokrasi ve onun kurucu unsuru olarak siyaseti mesnetsiz saldırılarla yaralamaya çalışmak en başta yargı kurumuna saygısızlıktır. Bunun en güzel örneği de idare içerisinde kamu kurumu niteliğindeki meslek teşekkülleri olan birtakım baroların adli yıl açılışını sırf mekanından dolayı provoke etmeleri. Bu mekan şahsıma ait değil. Bu mekan milletin evi. Devletin tüm kurumları bu mekanı rahatlıkla kullanma hakkına sahiptir. Üstelik bu meslek teşekküllerinin kamuoyunda seçim yöntemlerinin çoğulcu demokrasi ile bağdaşmayan kabul edilen bir gerçek olduğu halde böyle bir tartışma yaşandı. Halbuki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi milletimizin ve tüm kurumlarımızın evidir.SARAY’I BOYKOT EDEN BAROLARA TEHDİTÖnümüzdeki dönemde ilk çözmemiz gereken meselenin barolar başta olmak üzere tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin temsili demokrasiye uygun hale getirilmesi olduğuna da inanıyorum. Yargıtay ve Barolar Birliği başkanlarımızı bu bağnaz ve provokatif dayatmalara karşı gösterdikleri dirayet ve demokratik duruş sebebiyle tebrik ediyorum.”CİRİT, TEK ADAM SİSTEMİNİ ÖVDÜYargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Saray’daki adli yıl açılış törenine katıldı. Törende açıklamalarda bulunan Cirit, başkanlık sistemini övdü, “Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesiyle birlikte yargının denetleme görevi kuvvetlendirilmiştir” iddiasında bulundu.”Hâkimler olarak bizler Türk milletinden aldığımız yargı yetkisini kullanıyoruz” diyen Cirit, “Hukuk ihtiyacı insanlık tarihi kadar eskidir. En gelişmiş hukuk sistemi hakları en çok koruyandır. İyi işleyen bir yargı sistemi ile insan haklarının korunmasının arasında bağ vardır. Kullandığımız kamusal gücün, huzurumuza gelen insanların hayatına ciddi etkileri olmaktadır” dedi.”Bağımsız yargı yoksa hukuk devletinin varlığından söz edilemez” diyen Cirit, “Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesiyle birlikte yargının denetleme görevi kuvvetlendirilmiştir” iddiasında bulundu.Cirit, “Yargı Reformu Stratejisi’nde öngörülen 9 amacın gerçekleştirilmesi, adalet sistemimizin daha da güçlenmesine katkı sağlayacak” dedi.”Hakimlerin coğrafi teminatının olması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi açısından olumlu bir adımdır” diyen Cirit, şöyle konuştu: “Adli yıl açılışlarının halkın huzurunda, tüm tarafların katılımıyla şeffaf ve demokratik şekilde yapılması önemlidir.””Yargı reformu adalete katkı sağlayacak” iddiasında bulunan Cirit, “Yargı reformunun kısa sürede yasallaşarak ülke gündemine getirilmesini bekliyoruz” dedi. Cirit, şöyle devam etti: “Özellikle yargıya ilişkin konuların şeffaf bir biçimde tartışılması gereklidir. Çatışma ve kavga, toplumsal diyalogun önüne geçerse sorunlar çözümsüz kalır.”SARAY’A GİDEN BAROLARA TEŞEKKÜR”Adli yıl açılışının şeffaf ve demokratik bir şekilde yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum” diyen, “Katılan barolara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Cirit, şöyle devam etti: “Bağımsız yargı ülkemizi ayakta tutan temellerden birisidir. Türk milleti adına kullanılan egemenliğin devlet dışında bir otoriteye bırakılması demokrasinin sonu olur.” “AN RAPORU DEĞERSİZ BİR KAĞIT PARÇASIDIR””Siyasi bir organ olan Avrupa Birliği, kendisini Türk Anayasa Mahkemesi’nin yerine koymaktadır” diyen Cirit, “AB’nin raporu değersiz bir kâğıt parçasıdır. AB’nin yargıya yapmış olduğu siyasi müdahale girişimi ileride verilmesi muhtemel kararlara gölge düşürülmüştür. Türk Yargı Etiği Belgesi görmezden gelinmiştir” diye konuştu.

Halk Gazetesi

RELATED ARTICLES