14 Eylül 2019
  • 15:44 Eşim Beni Aldatıyor Boşanma Davası Nasıl Açarım?
  • 22:28 Eşimden Nafaka Alamıyorum Ne Yapmalıyım?
  • 22:06 Web Siteni Seviyor Musun? Bayılacaksın!
  • 20:52 Çarşı Medya Kurucusu ile Eskişehir Web Tasarım Hakkında Konuştuk!
  • 13:14 Konut satışlarında daralma sürüyor

HAVVA GÜMÜŞKAYADolar kuru pazartesi gecesi Asya piyasasında yaşanan dalgalanmayla şok yaşadı.1 dolar dakikalar içinde 6,39 TL seviyelerine yükseldi ve kısa süre içinde 5,80 seviyelerine geriledi Türk lirası küresel ekonomide meydana gelen en ufak hareketlilikte dalgalanmaya başlıyor. Türkiye ekonomisinde uygulanan yanlış politikalar ve dünyada meydana gelen gelişmeler TL’nin en kırılgan para birimi olmasındaki etkenler olarak görülüyor. KÜRESEL HAVA KURŞUN GİBİ AĞIRKüresel iklimde ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşı bir yandan devam ediyor. Öte yandan Arjantin Pezosu’ndaki sert değer kaybı gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki riski artırıyor. Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 0,1 oranında daralmasının ardından ülkenin resesyona girebileceği düşüncesi giderek artıyor. Almanya ekonomisinde yaşanan bu gelişmelerin hem küresel anlamda hem de Türkiye ekonomisi için olumsuz etkilere sahip olacağı düşünülüyor. Zira Türkiye’nin ihracatında açık ara farkla birinci sıra Almanya’ya ait.POLİTİKA ARAÇLARI ETKİSİZLEŞTİRİLDİBunun yanında Merkez Bankası ve hükümetin elinde bulundurduğu para ve maliye politikası silahlarını kullanamaz hale gelmesi de TL’yi kırılganlaştırıyor.Bütçe, 2019 yılı itibari ile sadece 2 kere fazla verdi. Üstelik bu fazlalar da TCMB’nin hazineye aktardığı kar payı ve ihtiyat akçesi sayesinde gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın koltuğa oturmasının üzerinden geçen 1 yıl başarısızlık örneği olarak gösteriliyor. Ancak Albayrak yaptığı açıklamalarla ‘türbülanstan çıktık’ dese de piyasalardaki güvensizlik TL’yi daha da kırılgan hale getiriyor.Öte yandan dış borcun toplam gelire oranı 2019’un ilk çeyreğinde yüzde 60,6’ya çıkarak Cumhuriyet rekoru kırdı. Bu dış borcun 148,3 milyar doları kamu kesimine aitken, 299 milyar doları da özel kesime ait.Merkez Bankası yönetiminde meydana gelen değişikler ve yeni yönetimin aldığı kararlar da piyasalarda olumsuz karşılandı. Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya’nın Erdoğan’ın talimatı ile görevden alınması ile başlayan süreçte faiz oranlarının düşürülmesi ve zorunlu karşılık oranlarının belirlenmesinin kredi büyümesine bağlanması da tedirginliğe neden oldu.

RELATED ARTICLES